Filtreli sigarillo ile filtresiz sigarillo nasıl ayrılır
Ağızlıklı ve filtresiz sigarillo ayrımı, kısaca çubuğun dudakla buluşan ucundaki değişikliğe dayanır. Filtreli modelde ağız tarafında dumanı yavaşlatan küçük bir parça yer alır, filtresizde ise yaprak doğrudan ağza değer. Bu ayrımı anlamak için kutudaki serie d 25'lik nasıl puro ile tüplü sürümdeki partagas serie d tubo güzel bir örnek sunar, çünkü ikisi de filtresiz yapıdadır. Puroda ağız ucu kesilir ve çekişle birlikte yaprağın tadı olduğu gibi gelir. Ağızlıklı ince puro türlerinde ise filtre parçası dumanı biraz yumuşatır, bu sayede ilk çekişler daha pürüzsüz olur. Bu iki kutu 999 TL civarı görünür. Bu iki tür arasında tek bir doğru yoktur; tercih alışkanlığa ve beklentisine göre değişir. Denemeye çıkan biri önce ağızlığın olup olmadığını düşünmeli, sonra boyutu seçmeli. Bu fark ilk denemede küçük görünse de içimin geneline etkiler, zira ağızlığın olup olmaması ağzın rahatını ve tadın ilk etkisini daha başında şekillendirir. Kutudan çıkan çubuğu elinize aldığınızda farkı kısa bir bakışla bile görebilirsiniz, içim ise gerisini tamamlar.
Filtre parçası ve dudak teması
Filtre parçası dudakta en çabuk fark edilen şeydir, bu yüzden karşılaştırmaya buradan başlamak işe yarar. Ağızlıklı sigarillolarda ağız ucu dolgun bir yapıyla kapanır, dudak çok az yaprak parçasına değer. Filtresiz modellerde ise gövde kırpıldıktan sonra doğrudan ağza girer. Geniş çaplı kalın çaplı serie e ile yıllarca bekletilmiş gran reserva 2015 hakkında bu konunun net örnekleridir; iki kutuda da ağızlık bulunmaz. Kalınlığı geniş çubukta dudak teması daha geniş bir yüzeye yayılır, narin modellerde dikkat tek noktada kalır. Kesim çizgisi de önemlidir; temiz kesilmiş ağız çekişi rahatlatır. Filtreli ince olanlar bu işi ağızlıkla halleder, filtresizde ama iş içiciye kalır. Dudağa gelen duyum zamanla oturur, fakat ilk seferde fark hemen hissedilir. Bu yüzden bir formattan diğerine geçen kişi ilk birkaç içimde şaşırabilir, ama bu duygu kısa sürede geçer. Dolayısıyla küçük bir yapı farkı gibi görünür, oysa konforu ciddi biçimde değiştirir, ayrıca bu küçük his çoğu içicinin ileriki tercihlerini sessizce belirler ve zaman içinde alışkanlığa evrilir.
Çekişte filtrenin rolü
Çekiş direnci iki tür arasındaki en ölçülebilir farklardan biridir. Ağızlıklı bir sigarillo nefes esnasında hafif bir engel parça sayesinde daha ölçülü ilerler. Filtresiz çubukta oysa hava herhangi bir parçadan geçmez, doğrudan ağza dolar. Onluk kutudaki partagas serie p 10'luk özellikleri ile yirmi beşlik kutudaki serie p 25'lik içimi nasıl aynı harmanı sunar; paket büyüklüğü belirleyici olur, tütünün karakteri değişmez. Dolgun harmanlarda çekiş hissi belirginleşir, zira sıkı sarım havayı ağır taşır. Filtre bu sertliği törpüler lakin tamamen silmez. Deneyimli içiciler direnci karakterin parçası sayar, yeni deneyenler ise yumuşak olanı seçer. Bu ayrım en çok yavaş oturumlarda belirginleşir, çünkü yüzlerce çekiş boyunca ufak fark farkları üst üste biner. Kısa molalarda ise bu neredeyse fark edilmez, ancak puro düzgün yakılsın, üstelik ilk birkaç çekişte duyulan bu fark birçok kişinin gözünde tercih gerekçesi haline gelir ve günler içinde alışkanlık hâline gelir; bu yüzden çekişi yalnızca tartmak yerine duman ve ağız duygusuyla birlikte değerlendirmek gerekir.
Sade tütün tadı ve uç biçimi
Tat cephesinde filtrenin işlevi çoğu zaman göz ardı edilir. Filtreli sigarillolarda duman ağızlıktan geçerek geldiği için keskin notalar bir miktar geri çekilir. Filtresiz içimde ise biber ve odun notaları ilk nefeste varlığını duyurur. Piramit uçlu serie p piramit nasıl puro baharatı dar ağız sayesinde yoğun sunar; kısa boylu kısa partagas shorts seçimi ise benzer çizgiyi kısa bir süreye sığdırır. Bu iki örnek, tadın yalnızca tütünden değil, ağız tasarımından ayrıca beslendiğini anlatır. Filtreli modellerde tatlı katmanlar öne çıkar, sade olanlarda tütünün kuru karakteri ağır basar. Damak beklentisi bu ayrımda belirleyici olur; kahve yanında yumuşak bir içim isteyen genelde filtreliyi, yaprağın kuru tarafını sevenler filtresizi seçer. Damakta kalan iz de hesaba katılmalı: filtreli içimden sonra daha hafif bir iz kalır, filtresizde oysa yaprağın lezzeti bir süre damakta dolaşır. Bu his kimine hoş görünür, kimine yoğun gelir, ayrıca bu tür ufak farklar birbirlerini tamamladığı için tek bir özelliğe odaklanıp karar vermek genellikle yanıltıcı olur.
Uzun ve kısa içimlerde yanma farkı
Yanma düzeni de bu türler arasında ince bir fark yaratır. Filtreli sigarillolar çoğunlukla ince yapılı olduğu için hızlı yanar, küllenme de ufak kırıntılar şeklinde düşer. Filtresiz puro yoğun sarımı nedeniyle külü uzun bir sütun halinde taşır. Orta gövdeli öğleden sonra için super partagas yumuşak yanışıyla dikkat çeker; dolgun gövdeli on adetlik partagas tropicales cdh ise daha ağır yanar. Oturum süresi çap ve sıkılık ile ögelere göre değişir, filtre yalnız başına belirleyici olmaz. Yanma çizgisini düzgün tutmak için çekişler arasında kısa ara vermek gerekir. Aksi takdirde çubuğun başı ısınır ve lezzet sertleşir. Elbette çubuğun rutubeti de sonucu değiştirir: fazla nemsiz bir çubuk hızlı yanar ve acımsı bir tada neden olur, dengeli nemdeki çubuk ise ağır ve tutarlı ilerler. Bu yüzden saklama düzeni yanmanın bir yanıdır, üstelik ortam ısısı ve çevre nemi gibi dış etkenler ayrıca bu tür ayrımı bir ölçüde öne çıkarır ya da geri plana iter; o yüzden içimi tek bir ölçüte dayandırmak yerine boyu, sıkılığı ve rutubeti beraber hesaba katmak işe yarar.
Kısa ve uzun formatlarda filtre ihtiyacı
Boy ve çap seçimi filtre gerekliliğini dolaylı olarak değiştirir. Küçük ve ince çubuklar çoğunlukla filtreyle sunulur, çünkü kısa içimde dudak teması daha çabuk hassaslaşır. Uzun ve kalın çubuklar ise filtresiz kalır. Filtresiz yirmi beşlik kutuda gelen partagas de luxe 25'lik özellikleri orta gövdede ölçülü bir duman sunar; 680 TL civarı listelenen beşli paketteki iri gövdeli phillies titan puro ise yaprağın kendi tadını öne alır. Bu ikisi karşılaştırıldığında çap farkı çok daha belirgin hissedilir: iri gövdede hava hacmi büyür, lezzet geçişleri daha geniş yayılır. Kısa süre arası kısa ve filtreli, uzun oturaklı için kalın ve filtresiz bir seçim doğru görünür. Bu ölçü her içicide birebir aynı sonuç vermez. Pratikte en iyi yol, iki boyu aynı hafta içinde denemek. Ayrımı kendi dudağınızda görmek, tarif dinlemekten çok daha açık olur. Boy seçimi sonunda şahsi bir konudur, üstelik elde hissedilen doku da karara etki yapar ve birçok kişi bunu ancak denedikten sonra fark eder.
Tatlı aromalı çubuklar ve ağızlık
Aromalı sigarillolarda ağızlık tercihi farklı bir konudur. Tatlı aromalar dudakta hafif bir film bıraktığı için ağızlıklı uç burada daha rahat durur. Sade çizgide duran günlük için pipers classic saman ve kakao notalarını sade verir; vişne ve badem şekeri kokusuyla açılan vişneli sweet cherry seçimi ise şekerli yönü öne alır. Onluk paketler 425 TL ile 475 TL civarı listelenir. Aroma katmanı ağızlık ile çok daha belirgin algılanır, filtreyle ise dengeli bir perdeye iner. Katkısız çubuk sevenler tatlı modelde fazla bir his bulabilir, aroma sevenler ise sade modeli ham bulabilir. Bu yüzden ikisini art arda denemek farkı görmeyi kolaylaştırır. Bu bir kıyas yapılırken benzer harmanı iki formda içmek en sağlıklı karşılaştırmayı sağlar, zira aradaki değişimi yalnızca aroma değil, yapı ayrıca açıklar. Bu sebeple karşılaştırma kısa bir defter almaya değer, ayrıca aromalı olanlar çabucak dikkat çektiği için sade çubuklarla kıyaslamak daha aydınlatıcı geçer; bu nedenle sade çubukla aromalı modeli aynı gün deneyip şahsi tat sonucunuzu vermek mantıklıdır.
Tüp, kutu ve ağızlık: korunma yolları
Taşıma ile saklama tarafında iki tür arasında farklı çözümler vardır. İnce filtreli sigarilloların birçoğu hafif bir kutuda sunulur, filtre ucu hâlihazırda kapalı durur. Filtresiz purolarda oysa uç korumasız kalır, bu yüzden rutubet korunması önem taşır. Vanilya aromalı vanilyalı sweet vanilla ince yapıda rahat taşınır; her çubuğu ayrı alüminyum tüpte duran coronations tubos içimi nasıl ise gövdeyi ezilmeye karşı korur. Kutu düzeni ağızlık yokluğunu korumayla telafi eder. Humidor sahibi biri paketi olduğu gibi bekletebilir, humidoru olmayan biri ise tüp pratik bir çözümdür. Aromalı olanlar kuruluğu daha çabuk yitirir, bu nedenle kapalı muhafaza gerekir. Kısacası dışarıdan bakınca küçük bir parça olarak görünen saklama kararı aslında içimin kalitesini belirler. Gerekli özeni vermek iki türde da aynı önemdedir, ayrıca tüpten alınan puronun hâli genelde şu düzenle yakından ilgilidir ve bu ilişki rahatça fark edilir; o nedenle paketi açar açmaz kapalı bir ortama koymak ve ağzını sık sık açmamak iyi bir alışkanlıktır.
Deneyim düzeyine göre tür seçimi
Hangi türün kime uyduğu çoğu zaman amaca bağlıdır. Kısa bir mola arayan biri için filtreli ince sigarillo pratik bir tercihtir, çünkü filtre hazırdır ve kesim istemez. Filtresiz formatı seçenler çoğunlukla yaprağın ham tadına önem verir. Kısa formatlı tüplü punch petit coronations kısa molalara uyar; onluk kutudaki punch preferidos 10'luk kutusu ise önceden ayrılmış akşamlar için uygundur. İkisinde de filtre bulunmaz, fakat boy değişimi oturumun süresini değiştirir. Dolayısıyla filtre tercihinden evvel kaç dakika zaman olduğunu hesaplamak yararlı olur. Deneyimli kullanıcılar çoğunlukla sade olana yönelir, yeni deneyenler ise filtreli modelle başlar. Böyle bir ayrım verilirken tek başına şahsi zevk değil, içim anındaki koşul ayrıca rol oynar: dışarıda ortamda hafif olan çubuk rahat eder, kapalı bir odada filtresiz bir çubuk daha güzel durur, üstelik ilk izlenim çoğu kez aldatır; benzer çubuğu birkaç kez denemek gerçek tercihi gösterir; o yüzden kararı başkasının önerisine dayandırmak yerine şahsi içimlerinizi temel almak çok daha güvenilir karar verir.
Filtreli mi filtresiz mi karar verirken
Seçim yaparken önce kendinize şunu yöneltin: filtreli bir model mi istiyorum, yoksa sade bir çubuk mu arıyorum? Yanıt belli olunca boy ve paket boyutu tercihi kolaylaşır. Alüminyum tüpte gelen onluk tüplü punch tubo ile ahşap düzende yirmi beşlik punch 25'lik içimi nasıl birebir harmanı taşır, ayrımı ambalaj ve miktar belirler. Bu örnekte filtre yok, dolayısıyla tercih yalnızca saklama ve oturum düzenine dayanır. Yirmi beşlik kutu 44755 TL civarı görünür, bu nedenle harcamayı zorlamamak adına onluk kutuyla denemek akıllıcadır. Son olarak filtrenin olup olmadığına bakmadan evvel tadını ve gövdesini göz önünde tutmak işinizi görür. Son tahlilde iki seçenek de kendi geçerli nedenlerle vardır; yani siz hangi türün sizin içim düzeninize yakıştığını küçük denemelerle bulursunuz. Acele etmeyin, farkı sakin sakin tanımak daha kalıcı olur, ayrıca küçük bir kayıt almak hangisinin formatın kendinize yakıştığını gelecekte hatırlamayı kolaylaştırır; özetle en başta niyetinizi netleştirip ardından ölçüyü ve formatı belirlemek yolunuzu kısaltır.
Filtreli sigarillo ile filtresiz sigarillo nasıl ayrılır
Ağızlıklı ve filtresiz sigarillo ayrımı, kısaca çubuğun dudakla buluşan ucundaki değişikliğe dayanır. Filtreli modelde ağız tarafında dumanı yavaşlatan küçük bir parça yer alır, filtresizde ise yaprak doğrudan ağza değer. Bu ayrımı anlamak için kutudaki serie d 25'lik nasıl puro ile tüplü sürümdeki partagas serie d tubo güzel bir örnek sunar, çünkü ikisi de filtresiz yapıdadır. Puroda ağız ucu kesilir ve çekişle birlikte yaprağın tadı olduğu gibi gelir. Ağızlıklı ince puro türlerinde ise filtre parçası dumanı biraz yumuşatır, bu sayede ilk çekişler daha pürüzsüz olur. Bu iki kutu 999 TL civarı görünür. Bu iki tür arasında tek bir doğru yoktur; tercih alışkanlığa ve beklentisine göre değişir. Denemeye çıkan biri önce ağızlığın olup olmadığını düşünmeli, sonra boyutu seçmeli. Bu fark ilk denemede küçük görünse de içimin geneline etkiler, zira ağızlığın olup olmaması ağzın rahatını ve tadın ilk etkisini daha başında şekillendirir. Kutudan çıkan çubuğu elinize aldığınızda farkı kısa bir bakışla bile görebilirsiniz, içim ise gerisini tamamlar.
Filtre parçası ve dudak teması
Filtre parçası dudakta en çabuk fark edilen şeydir, bu yüzden karşılaştırmaya buradan başlamak işe yarar. Ağızlıklı sigarillolarda ağız ucu dolgun bir yapıyla kapanır, dudak çok az yaprak parçasına değer. Filtresiz modellerde ise gövde kırpıldıktan sonra doğrudan ağza girer. Geniş çaplı kalın çaplı serie e ile yıllarca bekletilmiş gran reserva 2015 hakkında bu konunun net örnekleridir; iki kutuda da ağızlık bulunmaz. Kalınlığı geniş çubukta dudak teması daha geniş bir yüzeye yayılır, narin modellerde dikkat tek noktada kalır. Kesim çizgisi de önemlidir; temiz kesilmiş ağız çekişi rahatlatır. Filtreli ince olanlar bu işi ağızlıkla halleder, filtresizde ama iş içiciye kalır. Dudağa gelen duyum zamanla oturur, fakat ilk seferde fark hemen hissedilir. Bu yüzden bir formattan diğerine geçen kişi ilk birkaç içimde şaşırabilir, ama bu duygu kısa sürede geçer. Dolayısıyla küçük bir yapı farkı gibi görünür, oysa konforu ciddi biçimde değiştirir, ayrıca bu küçük his çoğu içicinin ileriki tercihlerini sessizce belirler ve zaman içinde alışkanlığa evrilir.
Çekişte filtrenin rolü
Çekiş direnci iki tür arasındaki en ölçülebilir farklardan biridir. Ağızlıklı bir sigarillo nefes esnasında hafif bir engel parça sayesinde daha ölçülü ilerler. Filtresiz çubukta oysa hava herhangi bir parçadan geçmez, doğrudan ağza dolar. Onluk kutudaki partagas serie p 10'luk özellikleri ile yirmi beşlik kutudaki serie p 25'lik içimi nasıl aynı harmanı sunar; paket büyüklüğü belirleyici olur, tütünün karakteri değişmez. Dolgun harmanlarda çekiş hissi belirginleşir, zira sıkı sarım havayı ağır taşır. Filtre bu sertliği törpüler lakin tamamen silmez. Deneyimli içiciler direnci karakterin parçası sayar, yeni deneyenler ise yumuşak olanı seçer. Bu ayrım en çok yavaş oturumlarda belirginleşir, çünkü yüzlerce çekiş boyunca ufak fark farkları üst üste biner. Kısa molalarda ise bu neredeyse fark edilmez, ancak puro düzgün yakılsın, üstelik ilk birkaç çekişte duyulan bu fark birçok kişinin gözünde tercih gerekçesi haline gelir ve günler içinde alışkanlık hâline gelir; bu yüzden çekişi yalnızca tartmak yerine duman ve ağız duygusuyla birlikte değerlendirmek gerekir.
Sade tütün tadı ve uç biçimi
Tat cephesinde filtrenin işlevi çoğu zaman göz ardı edilir. Filtreli sigarillolarda duman ağızlıktan geçerek geldiği için keskin notalar bir miktar geri çekilir. Filtresiz içimde ise biber ve odun notaları ilk nefeste varlığını duyurur. Piramit uçlu serie p piramit nasıl puro baharatı dar ağız sayesinde yoğun sunar; kısa boylu kısa partagas shorts seçimi ise benzer çizgiyi kısa bir süreye sığdırır. Bu iki örnek, tadın yalnızca tütünden değil, ağız tasarımından ayrıca beslendiğini anlatır. Filtreli modellerde tatlı katmanlar öne çıkar, sade olanlarda tütünün kuru karakteri ağır basar. Damak beklentisi bu ayrımda belirleyici olur; kahve yanında yumuşak bir içim isteyen genelde filtreliyi, yaprağın kuru tarafını sevenler filtresizi seçer. Damakta kalan iz de hesaba katılmalı: filtreli içimden sonra daha hafif bir iz kalır, filtresizde oysa yaprağın lezzeti bir süre damakta dolaşır. Bu his kimine hoş görünür, kimine yoğun gelir, ayrıca bu tür ufak farklar birbirlerini tamamladığı için tek bir özelliğe odaklanıp karar vermek genellikle yanıltıcı olur.
Uzun ve kısa içimlerde yanma farkı
Yanma düzeni de bu türler arasında ince bir fark yaratır. Filtreli sigarillolar çoğunlukla ince yapılı olduğu için hızlı yanar, küllenme de ufak kırıntılar şeklinde düşer. Filtresiz puro yoğun sarımı nedeniyle külü uzun bir sütun halinde taşır. Orta gövdeli öğleden sonra için super partagas yumuşak yanışıyla dikkat çeker; dolgun gövdeli on adetlik partagas tropicales cdh ise daha ağır yanar. Oturum süresi çap ve sıkılık ile ögelere göre değişir, filtre yalnız başına belirleyici olmaz. Yanma çizgisini düzgün tutmak için çekişler arasında kısa ara vermek gerekir. Aksi takdirde çubuğun başı ısınır ve lezzet sertleşir. Elbette çubuğun rutubeti de sonucu değiştirir: fazla nemsiz bir çubuk hızlı yanar ve acımsı bir tada neden olur, dengeli nemdeki çubuk ise ağır ve tutarlı ilerler. Bu yüzden saklama düzeni yanmanın bir yanıdır, üstelik ortam ısısı ve çevre nemi gibi dış etkenler ayrıca bu tür ayrımı bir ölçüde öne çıkarır ya da geri plana iter; o yüzden içimi tek bir ölçüte dayandırmak yerine boyu, sıkılığı ve rutubeti beraber hesaba katmak işe yarar.
Kısa ve uzun formatlarda filtre ihtiyacı
Boy ve çap seçimi filtre gerekliliğini dolaylı olarak değiştirir. Küçük ve ince çubuklar çoğunlukla filtreyle sunulur, çünkü kısa içimde dudak teması daha çabuk hassaslaşır. Uzun ve kalın çubuklar ise filtresiz kalır. Filtresiz yirmi beşlik kutuda gelen partagas de luxe 25'lik özellikleri orta gövdede ölçülü bir duman sunar; 680 TL civarı listelenen beşli paketteki iri gövdeli phillies titan puro ise yaprağın kendi tadını öne alır. Bu ikisi karşılaştırıldığında çap farkı çok daha belirgin hissedilir: iri gövdede hava hacmi büyür, lezzet geçişleri daha geniş yayılır. Kısa süre arası kısa ve filtreli, uzun oturaklı için kalın ve filtresiz bir seçim doğru görünür. Bu ölçü her içicide birebir aynı sonuç vermez. Pratikte en iyi yol, iki boyu aynı hafta içinde denemek. Ayrımı kendi dudağınızda görmek, tarif dinlemekten çok daha açık olur. Boy seçimi sonunda şahsi bir konudur, üstelik elde hissedilen doku da karara etki yapar ve birçok kişi bunu ancak denedikten sonra fark eder.
Tatlı aromalı çubuklar ve ağızlık
Aromalı sigarillolarda ağızlık tercihi farklı bir konudur. Tatlı aromalar dudakta hafif bir film bıraktığı için ağızlıklı uç burada daha rahat durur. Sade çizgide duran günlük için pipers classic saman ve kakao notalarını sade verir; vişne ve badem şekeri kokusuyla açılan vişneli sweet cherry seçimi ise şekerli yönü öne alır. Onluk paketler 425 TL ile 475 TL civarı listelenir. Aroma katmanı ağızlık ile çok daha belirgin algılanır, filtreyle ise dengeli bir perdeye iner. Katkısız çubuk sevenler tatlı modelde fazla bir his bulabilir, aroma sevenler ise sade modeli ham bulabilir. Bu yüzden ikisini art arda denemek farkı görmeyi kolaylaştırır. Bu bir kıyas yapılırken benzer harmanı iki formda içmek en sağlıklı karşılaştırmayı sağlar, zira aradaki değişimi yalnızca aroma değil, yapı ayrıca açıklar. Bu sebeple karşılaştırma kısa bir defter almaya değer, ayrıca aromalı olanlar çabucak dikkat çektiği için sade çubuklarla kıyaslamak daha aydınlatıcı geçer; bu nedenle sade çubukla aromalı modeli aynı gün deneyip şahsi tat sonucunuzu vermek mantıklıdır.
Tüp, kutu ve ağızlık: korunma yolları
Taşıma ile saklama tarafında iki tür arasında farklı çözümler vardır. İnce filtreli sigarilloların birçoğu hafif bir kutuda sunulur, filtre ucu hâlihazırda kapalı durur. Filtresiz purolarda oysa uç korumasız kalır, bu yüzden rutubet korunması önem taşır. Vanilya aromalı vanilyalı sweet vanilla ince yapıda rahat taşınır; her çubuğu ayrı alüminyum tüpte duran coronations tubos içimi nasıl ise gövdeyi ezilmeye karşı korur. Kutu düzeni ağızlık yokluğunu korumayla telafi eder. Humidor sahibi biri paketi olduğu gibi bekletebilir, humidoru olmayan biri ise tüp pratik bir çözümdür. Aromalı olanlar kuruluğu daha çabuk yitirir, bu nedenle kapalı muhafaza gerekir. Kısacası dışarıdan bakınca küçük bir parça olarak görünen saklama kararı aslında içimin kalitesini belirler. Gerekli özeni vermek iki türde da aynı önemdedir, ayrıca tüpten alınan puronun hâli genelde şu düzenle yakından ilgilidir ve bu ilişki rahatça fark edilir; o nedenle paketi açar açmaz kapalı bir ortama koymak ve ağzını sık sık açmamak iyi bir alışkanlıktır.
Deneyim düzeyine göre tür seçimi
Hangi türün kime uyduğu çoğu zaman amaca bağlıdır. Kısa bir mola arayan biri için filtreli ince sigarillo pratik bir tercihtir, çünkü filtre hazırdır ve kesim istemez. Filtresiz formatı seçenler çoğunlukla yaprağın ham tadına önem verir. Kısa formatlı tüplü punch petit coronations kısa molalara uyar; onluk kutudaki punch preferidos 10'luk kutusu ise önceden ayrılmış akşamlar için uygundur. İkisinde de filtre bulunmaz, fakat boy değişimi oturumun süresini değiştirir. Dolayısıyla filtre tercihinden evvel kaç dakika zaman olduğunu hesaplamak yararlı olur. Deneyimli kullanıcılar çoğunlukla sade olana yönelir, yeni deneyenler ise filtreli modelle başlar. Böyle bir ayrım verilirken tek başına şahsi zevk değil, içim anındaki koşul ayrıca rol oynar: dışarıda ortamda hafif olan çubuk rahat eder, kapalı bir odada filtresiz bir çubuk daha güzel durur, üstelik ilk izlenim çoğu kez aldatır; benzer çubuğu birkaç kez denemek gerçek tercihi gösterir; o yüzden kararı başkasının önerisine dayandırmak yerine şahsi içimlerinizi temel almak çok daha güvenilir karar verir.
Filtreli mi filtresiz mi karar verirken
Seçim yaparken önce kendinize şunu yöneltin: filtreli bir model mi istiyorum, yoksa sade bir çubuk mu arıyorum? Yanıt belli olunca boy ve paket boyutu tercihi kolaylaşır. Alüminyum tüpte gelen onluk tüplü punch tubo ile ahşap düzende yirmi beşlik punch 25'lik içimi nasıl birebir harmanı taşır, ayrımı ambalaj ve miktar belirler. Bu örnekte filtre yok, dolayısıyla tercih yalnızca saklama ve oturum düzenine dayanır. Yirmi beşlik kutu 44755 TL civarı görünür, bu nedenle harcamayı zorlamamak adına onluk kutuyla denemek akıllıcadır. Son olarak filtrenin olup olmadığına bakmadan evvel tadını ve gövdesini göz önünde tutmak işinizi görür. Son tahlilde iki seçenek de kendi geçerli nedenlerle vardır; yani siz hangi türün sizin içim düzeninize yakıştığını küçük denemelerle bulursunuz. Acele etmeyin, farkı sakin sakin tanımak daha kalıcı olur, ayrıca küçük bir kayıt almak hangisinin formatın kendinize yakıştığını gelecekte hatırlamayı kolaylaştırır; özetle en başta niyetinizi netleştirip ardından ölçüyü ve formatı belirlemek yolunuzu kısaltır.