Nemli sarım, çubuk yapımında yaprağın sarım sırasında ölçülü biçimde nemlendirilmesi anlamına gelir. Bu nem sayesinde örtü kırılmadan esner ve çubuk daha eşit bir yapı kazanır. Saf yaprak çubukları ise tatlandırıcıya başvurmadan tadı doğrudan tütünün kendisinden alır. Az adetli punch kutusu az adetli düzeniyle odunsu-baharatlı çizgiyi küçük bir partide gösterir, böylece yirmilik kutuyla başlamak istemeyen içiciye pratik bir deneme alanı açar. Tatlımsı odunsu honduras puro ise Honduras tütününün yumuşak odunsu yanını kalın bir gövdede taşır. Kıyas yaparken ilk bakılacak şey yaprağın yüzeyidir. Düzgün bir yüzey özenli sarımın işaretidir, dalgalanan bir örtü ise çekişte sorun yaratabilir. Bu yüzden nemli sarım işçilik konuşmalarında sık anılır. Yaprağın nem düzeyi burada gözle görülmeyen ama etkili bir rol oynar, çünkü fazla kuru yaprak sarım anında yırtılır ve fazla ıslak yaprak da sigarillonun yanışını zorlaştırır. Dengeli nem tutulduğunda çubuk en baştan en sona aynı sıklıkta yanar, kullanıcı da bu farkı ilk çekişlerde hisseder. Kısacası islak sarımın asıl katkısı göze hitap eden bir ayrıntı değil, çubuğun baştan sona düzgün yanmasına ve yaprağın dağılmamasına katkı vermesidir; bu sayede kullanıcı lezzetin sabit biçimde sürdüğünü fark eder. Bu ayrıntılar kendi başına küçük görünse de zaman içinde içim keyfini belirgin biçimde değiştirir.
Tatlandırıcısız içimde gövde nasıl okunur
Saf yaprak çubuklarda gövdeyi belirleyen başlıca etken kalınlık ve uzunluk sayılır. Esteli club robusto nasıl geniş çaplı gövdesini kısaltılmış bir boyla birleştirir ve yaklaşık yarım saatlik bir oturuma sığar. Toprak ağırlıklı profil aroma katmadan ilerler, dumanı soğuk ve dolgun gelir. Geniş çaplı esteli toro ise toro vitolasıyla aynı karakteri çok daha uzun bir zaman diliminde sunar. Kalın gövde dumanın soğuk kalmasına yardım eder ve tat adım adım belirir. Vakti kısıtlı olanlar kısa boyu tercih eder, zamanı bol olanlar uzun boya yönelir. İki boy arasındaki fark tat kaynağından değil ölçüden doğar. Bu nedenle boy seçimi ilk karardır. Bu tür bir ayrım özellikle daha önce karşılaştırma yapan kişiler için değerlidir, çünkü aynı kutu içinde bile boyun içim hissini hangi ölçüde etkilediği net olarak anlaşılır. Tütün aynı kaldığında zaman ve duman hacmi tek başına belirleyici olur, bu da kararı kolaylaştırır. Özetle boy ve çap seçiminin ardında tat kaygısı yerine zaman planı yatar; kalın ve kısa sigarillo çabuk ve dolgun, kalın ve uzun çubuk ise yavaş ve uzun süren bir içim sağlar. Bu ayrım gündelik bir molada bile kendini belli eder, çünkü boy ve örtü birlikte etki eder.
Fire cured yaprak ve is tadı
Ateşte kurutma, yaprağa füme ve yanık odun hissi kazandıran eski bir işlemdir. Bu yöntem tadı törpülemez, aksine öne çıkarır. Kentucky fire cured ponies aromalı ağızlık olmadan çıplak bir füme profili verir. Kısa boylu çubuklar hızlı molalara oturur. Tatlı ağızlıklı füme sigarillo benzer yaprağı kullanır ama ağızlığındaki tatlılıkla isi dengeler. Daha önce füme tütün tatmamış olanlar bu farkı daha rahat görür. Kapaklı metal kutu çubukların çantada ezilmesini önler, ambalaj tercihi ise günlük kullanım alışkanlığına göre yapılır. Füme tat arayanlar için bu iki seçenek net bir örnek çıkarır. Bu nedenle kutu üzerindeki ibareye bakmak ile birlikte çubuğun yetiştiği işlem yöntemini öğrenmek de gereklidir. Yöntem farklılaştığında aynı bölgeden çıkan iki tütün bile bambaşka tatlar bırakabilir, füme ise de bu durumun en açık örneğidir. Son olarak füme tadın herkese göre değil da söylemek gerekir; ilk tadımda sert görünebilir, fakat zamanla tütünün yumuşak hem de derin yönleri ortaya çıkar, böyle bir alışma de değerli bir öğrenmedir. Kısaca karar verirken sadece kutu adına değil yaprağın yapısına de bakmak yerindedir.
Maduro örtü ve dengeli tütün tonları
Koyu örtü uzun bir olgunlaştırmadan çıktığı için daha yuvarlak ve yoğun bir tat verir. Kuru meyve notalı puro biberi geride tutan, toprak ve kuru meyve tarafı daha belirgin bir seçenektir. Duman dolgun olsa da sertlik sıçraması beklenmez. Liga privada maduro ise pekmezimsi tatlılığı ve espresso tonuyla ayrışır. Buradaki tatlılık yapay değildir, tütünün öz karakterinden gelir. İki çubuk aynı ailenin ayrı uçlarını temsil eder. Yaprağın koyuluğu içimi belirgin biçimde değiştirir; koyuluk arttıkça tatlılık ve derinlik artar, biber geri çekilir. Tercih ister istemez tat alışkanlığına bağlıdır. Tek bir yaprak rengine bakarak tüm tadı tahmin etmek tabii mümkün değildir; yine de maduro yaprakların daha tatlı ve hafif yaprakların çoğunlukla ince bir yol izlediği bilinir. Bu eğilim ilk eleme için işe yarar ve tadım esnasında doğrulanır. Uygulamada en sağlıklı karar koyu ve hafif yaprağı tek oturum içinde denemek değil farklı günlerde karşılaştırmaktır, çünkü damak yoğun olduğunda hafif farkları kaçırabilir ve sonuç yanlış olur. Bu bilgiyle iki kutuyu kıyaslamak çok daha kolay olur.
Koyu örtü ile yumuşak ağızlık arasında seçim
Kısa boylu bir çubukta bile güçlü karakter yakalamak olasıdır. Liga privada t52 koyu örtüsünün getirdiği baharat ve acımsı kakao tonlarıyla bu isteğe yanıt verir. Duman kalın, damakta kalan his uzundur. Tatlı ağızlıklı sigarillo kutusu ise bütünüyle zıt bir yol hedefler. Şekerli ağızlığı ve yumuşak dumanı sayesinde tütün karakteri arka planda kalır. Bu çubuk kolay ve yumuşak bir tat isteyenlere göre kurulmuştur. Yoğunluk ölçüsü bu iki ucu net biçimde ayırır. Karşılaştırırken belirleyici olan soru şudur: tütün mü öne çıkmalı, tatlılık mı? Yanıt içiciye göre değişir, damak alışkanlığı bu noktada en büyük etkendir. Yoğunluk tercihi kişiden kişiye değiştiği için iki çubuğu yan yana denemek genellikle en öğretici yöntemdir; damaktaki bırakılan his kıyaslamak hangi profilin kendine uyduğunu çabuk ortaya çıkarır, hafiflik veya karakter arayışı berraklaşır. Karar yaparken çubuğun yoğunluğunu kendi alışkanlığınıza göre tartmak daha doğrudur; zira güçlü görünen bir sigarillo her damak açısından uygun olmak zorunda değildir, hafif olan de her durumda yavan sayılmaz. Sonuç olarak doğru ölçü kadar uygun tat seçmek de en az onun kadar önemlidir.
Kahve notası ve örtü rengi ilişkisi
Kahve karakter sigarillo dünyasında oldukça tercih edilen bir profildir. Light roast metal kutu açık örtü sayesinde sütlü kahve ile fındık arası yumuşak bir tat verir. Dumanı ince ilerler ve kahve bitterleşmez. Koyu kahve karakterli sigarillo aynı serinin koyu versiyonudur ve koyu kavrulmuş kahve ile acı çikolata benzeri bir yoğunluk sunar. Hafif yaprak güçlü purolardan uzak durmak arzulayanlara yakışır. Maduro yaprak ise dolgun içim arayanları çeker. İki kutu da küçük boyludur ve gün boyunca yanda bulunabilir. Yaprak tonu böylece aynı serinin iki ayrı karakterini ortaya koyar. Kahve arayanlar için bu kıyas yol gösterir. Kahve bahsi açılınca yaprak rengi kadar kutudaki çubuk boyu da önem kazanır; küçük ölçü tadın yoğun durmasını mümkün kılar, uzun süreli oturum ise ayrı bir başka bir konudur. Bu küçük ayrıntıyı bilmek tercihi rahatlatır. Bu konuda altı çizilmesi gereken nokta şudur: kahve tonu notası yalnızca yapraktan gelmez, olgunlaşma dönemi ve kurutma benzeri işlemler de katkı verir, bu yüzden aynı ifadeyle tarif edilen tatlar çubuktan çubuğa farklı olabilir. Kısa bir deneme çoğu zaman hangi tarzın daha uygun olduğunu gösterir.
Honduras ve Nikaragua yaprağı farkı
Yaprağın geldiği coğrafya tadın karakterini belirler. Corrida nicaragua nasıl içilir Nikaragua yaprağın baharatlı ve toprağımsı yanını ön plana alır. Robusto ölçüsü yoğun duman ve belirgin geçişler sağlar. Karşısında no 50 puro nasıl sert bir Küba gövdesi yerine kremsi ve ölçülü bir tat sunar. Sedir ağacı, taze ekmek ve ince bir bal tatlılığı içim boyunca sabit durur. Ahşap kutu günlük içime uygundur. Bölge farkı aynı ölçüde bile çok farklı sonuçlar verebilir. Bu yüzden değerlendirmede önce köken bilgisine bakmak işe yarar. Bölge bilgisi tek başına yeterli değildir; yaprağın hangi katmanda yer aldığı ve çubuğun nasıl sarıldığı da en az o kadar etkilidir. Dolayısıyla birkaç bölgeyi kıyaslamak düşünen biri önce boyu aynı tutmalı ve ardından profili yorumlamalıdır. Sonuçta her bölgenin tütünü diğerinden daha ülkeden iyi değildir; yalnızca ayrı bir damak beklentisine hitap eder, bu çeşitlilik de puro yelpazesinin en büyük zenginliğini yaratır. Bu yüzden değerlendirme sırasında hem ölçüye ve yaprağa bakmak yerinde olur.
Geniş çaplı gövdenin içim üzerindeki rolü
Makineyle sarım, çubukların ölçüsünü yıllar boyunca aynı tutar. Quintero brevas nasıl kalın gövdesi ve bol duman veren içimiyle Havana çizgisinin dolgun yanında yer alır. Kavrulmuş yaprak, kakao kabuğu ve meşe odunu izi bırakır. Kısa boy küba purosu ise kısa boyuna rağmen dolgun bir gövde sunar, toprak ve kavrulmuş fındık ağırlığı öne çıkar. Otuz dakikayı geçmeyen oturumlara uyar. Geniş çap içimi gevşetir ama dumanı artırır. Küçük robusto boyu büyük formatlara zamanı olmayanlar için uygun bir çözümdür. İki çubuk arasındaki fark çap ve boy üzerinden görülür. Bu sarım biçiminin bir artısı paket içindeki çubukların tamamının aynı ağırlıkta ve aynı içimde olmasıdır; bu düzenlilik düzenli kullanıcı açısından kolaylıktır. Bilhassa kalabalık paketlerde her sigarillonun aynı tadı taşıması beklenen sonucu karşılar. Bunun dışında makine sarımı el yapılan işe göre çok daha öngörülebilir bir içim sunar, bu durum da ilk başlayan deneyenler açısından rahatlık sağlayıcı bir yanıdır; sürpriz keskinlik ya da gevşeklik yaşanma olasılığı azdır. Yani kutu adedi tercihini da içim düzenine bağlı olarak vermek akıllıcadır.
Orta ve ince formatlarda içim hızı
İnce ve orta çaplı çubuklarda içim hızı belirgin biçimde düşük kalır. Londres extra puro kutusu ne aşırı ince ne aşırı kalın gövdesiyle orta yolu tutar. Kuru saman, tarçın ve hafif bir acı nota verir. Yaklaşık kırk dakikalık molalara yakışır. Hafif çay notalı panetelas ise zarif panetela yapısıyla en hafif tarafta kalır, kuru çay yaprağı ve ince narenciye kabuğu tonları hissedilir. İnce çap tadı kısa çekişte yakalatır, geniş bir zaman ayırmak gerekmez. Gün içinde rahatça yer bulur. Ölçü tercihi böylece vakit düzenine göre şekillenir. Burada seçimi belirleyen temel soru vakittir: günün ne kadar süresi ayrılabiliyorsa ölçü da buna uygun olarak seçilir. Kendi ritmini tanıyan kullanıcı fazladan uzun bir para harcamaz, ince formatlar de bu tür anlarda işe yarar. Kısacası küçük ya da ortanca gövdeli ölçüler günün yoğun anlarında dahi rahatça kullanılır, geniş olanlar ise daha çok bir kendine ayrılarak dingin bir anda tercih edilir; iki tutum de doğrudur. Bu nedenle ince ölçülerin sade kullanımda öne çıktığı görülür.
Küçük paketlerde günlük içim düzeni
Az adetli kutular bir harmanı çok adetli kutuya bağlanmadan tanımaya fırsat tanır. Petit quintero 5's otuz dakikalık bir molaya yetişen küçük boyu ve hafif içimiyle öne çıkar. Kuru ot ve tuzlu toprak tadı ağır baharat beklemeyenlere uygun gelir. Tahılsı tonlu little q aroma katkısı içermeyen kompakt bir çubuktur, tadı tahılsı ve ceviz kabuğu çizgisinde ilerler. Bir vesile aramadan içilebilir. Gösterişten uzak bir tat hedefler. Böyle boyutlar düzen oluşturmak isteyenler için mantıklı örneklerdir. Saf tütün yönelimi böylece kolay bir hale bürünür. Kutu adedi sonuçta yalnızca taşıma düzeni değil, tanıma isteği da verir; küçük bir kutuda kutuda hata payı azdır ve damak tercihi zamanla şekillenir. Zamanla böyle bir yöntem lezzeti çok daha bilinçle seçmeyi mümkün kılar. Bu düşünce açısı az adetli paketlerin deneme için neden seçildiğini de açıklar: taahhüde girmeden önce profili tanımak isteyen içici açısından bu tür ölçü çoğu zaman en uygun başlangıçtır. Böylece her içicinin kendi düzenine yakışan bir seçeneği vardır.
Islak sarımın doğal yaprakla ilişkisi
Nemli sarım, çubuk yapımında yaprağın sarım sırasında ölçülü biçimde nemlendirilmesi anlamına gelir. Bu nem sayesinde örtü kırılmadan esner ve çubuk daha eşit bir yapı kazanır. Saf yaprak çubukları ise tatlandırıcıya başvurmadan tadı doğrudan tütünün kendisinden alır. Az adetli punch kutusu az adetli düzeniyle odunsu-baharatlı çizgiyi küçük bir partide gösterir, böylece yirmilik kutuyla başlamak istemeyen içiciye pratik bir deneme alanı açar. Tatlımsı odunsu honduras puro ise Honduras tütününün yumuşak odunsu yanını kalın bir gövdede taşır. Kıyas yaparken ilk bakılacak şey yaprağın yüzeyidir. Düzgün bir yüzey özenli sarımın işaretidir, dalgalanan bir örtü ise çekişte sorun yaratabilir. Bu yüzden nemli sarım işçilik konuşmalarında sık anılır. Yaprağın nem düzeyi burada gözle görülmeyen ama etkili bir rol oynar, çünkü fazla kuru yaprak sarım anında yırtılır ve fazla ıslak yaprak da sigarillonun yanışını zorlaştırır. Dengeli nem tutulduğunda çubuk en baştan en sona aynı sıklıkta yanar, kullanıcı da bu farkı ilk çekişlerde hisseder. Kısacası islak sarımın asıl katkısı göze hitap eden bir ayrıntı değil, çubuğun baştan sona düzgün yanmasına ve yaprağın dağılmamasına katkı vermesidir; bu sayede kullanıcı lezzetin sabit biçimde sürdüğünü fark eder. Bu ayrıntılar kendi başına küçük görünse de zaman içinde içim keyfini belirgin biçimde değiştirir.
Tatlandırıcısız içimde gövde nasıl okunur
Saf yaprak çubuklarda gövdeyi belirleyen başlıca etken kalınlık ve uzunluk sayılır. Esteli club robusto nasıl geniş çaplı gövdesini kısaltılmış bir boyla birleştirir ve yaklaşık yarım saatlik bir oturuma sığar. Toprak ağırlıklı profil aroma katmadan ilerler, dumanı soğuk ve dolgun gelir. Geniş çaplı esteli toro ise toro vitolasıyla aynı karakteri çok daha uzun bir zaman diliminde sunar. Kalın gövde dumanın soğuk kalmasına yardım eder ve tat adım adım belirir. Vakti kısıtlı olanlar kısa boyu tercih eder, zamanı bol olanlar uzun boya yönelir. İki boy arasındaki fark tat kaynağından değil ölçüden doğar. Bu nedenle boy seçimi ilk karardır. Bu tür bir ayrım özellikle daha önce karşılaştırma yapan kişiler için değerlidir, çünkü aynı kutu içinde bile boyun içim hissini hangi ölçüde etkilediği net olarak anlaşılır. Tütün aynı kaldığında zaman ve duman hacmi tek başına belirleyici olur, bu da kararı kolaylaştırır. Özetle boy ve çap seçiminin ardında tat kaygısı yerine zaman planı yatar; kalın ve kısa sigarillo çabuk ve dolgun, kalın ve uzun çubuk ise yavaş ve uzun süren bir içim sağlar. Bu ayrım gündelik bir molada bile kendini belli eder, çünkü boy ve örtü birlikte etki eder.
Fire cured yaprak ve is tadı
Ateşte kurutma, yaprağa füme ve yanık odun hissi kazandıran eski bir işlemdir. Bu yöntem tadı törpülemez, aksine öne çıkarır. Kentucky fire cured ponies aromalı ağızlık olmadan çıplak bir füme profili verir. Kısa boylu çubuklar hızlı molalara oturur. Tatlı ağızlıklı füme sigarillo benzer yaprağı kullanır ama ağızlığındaki tatlılıkla isi dengeler. Daha önce füme tütün tatmamış olanlar bu farkı daha rahat görür. Kapaklı metal kutu çubukların çantada ezilmesini önler, ambalaj tercihi ise günlük kullanım alışkanlığına göre yapılır. Füme tat arayanlar için bu iki seçenek net bir örnek çıkarır. Bu nedenle kutu üzerindeki ibareye bakmak ile birlikte çubuğun yetiştiği işlem yöntemini öğrenmek de gereklidir. Yöntem farklılaştığında aynı bölgeden çıkan iki tütün bile bambaşka tatlar bırakabilir, füme ise de bu durumun en açık örneğidir. Son olarak füme tadın herkese göre değil da söylemek gerekir; ilk tadımda sert görünebilir, fakat zamanla tütünün yumuşak hem de derin yönleri ortaya çıkar, böyle bir alışma de değerli bir öğrenmedir. Kısaca karar verirken sadece kutu adına değil yaprağın yapısına de bakmak yerindedir.
Maduro örtü ve dengeli tütün tonları
Koyu örtü uzun bir olgunlaştırmadan çıktığı için daha yuvarlak ve yoğun bir tat verir. Kuru meyve notalı puro biberi geride tutan, toprak ve kuru meyve tarafı daha belirgin bir seçenektir. Duman dolgun olsa da sertlik sıçraması beklenmez. Liga privada maduro ise pekmezimsi tatlılığı ve espresso tonuyla ayrışır. Buradaki tatlılık yapay değildir, tütünün öz karakterinden gelir. İki çubuk aynı ailenin ayrı uçlarını temsil eder. Yaprağın koyuluğu içimi belirgin biçimde değiştirir; koyuluk arttıkça tatlılık ve derinlik artar, biber geri çekilir. Tercih ister istemez tat alışkanlığına bağlıdır. Tek bir yaprak rengine bakarak tüm tadı tahmin etmek tabii mümkün değildir; yine de maduro yaprakların daha tatlı ve hafif yaprakların çoğunlukla ince bir yol izlediği bilinir. Bu eğilim ilk eleme için işe yarar ve tadım esnasında doğrulanır. Uygulamada en sağlıklı karar koyu ve hafif yaprağı tek oturum içinde denemek değil farklı günlerde karşılaştırmaktır, çünkü damak yoğun olduğunda hafif farkları kaçırabilir ve sonuç yanlış olur. Bu bilgiyle iki kutuyu kıyaslamak çok daha kolay olur.
Koyu örtü ile yumuşak ağızlık arasında seçim
Kısa boylu bir çubukta bile güçlü karakter yakalamak olasıdır. Liga privada t52 koyu örtüsünün getirdiği baharat ve acımsı kakao tonlarıyla bu isteğe yanıt verir. Duman kalın, damakta kalan his uzundur. Tatlı ağızlıklı sigarillo kutusu ise bütünüyle zıt bir yol hedefler. Şekerli ağızlığı ve yumuşak dumanı sayesinde tütün karakteri arka planda kalır. Bu çubuk kolay ve yumuşak bir tat isteyenlere göre kurulmuştur. Yoğunluk ölçüsü bu iki ucu net biçimde ayırır. Karşılaştırırken belirleyici olan soru şudur: tütün mü öne çıkmalı, tatlılık mı? Yanıt içiciye göre değişir, damak alışkanlığı bu noktada en büyük etkendir. Yoğunluk tercihi kişiden kişiye değiştiği için iki çubuğu yan yana denemek genellikle en öğretici yöntemdir; damaktaki bırakılan his kıyaslamak hangi profilin kendine uyduğunu çabuk ortaya çıkarır, hafiflik veya karakter arayışı berraklaşır. Karar yaparken çubuğun yoğunluğunu kendi alışkanlığınıza göre tartmak daha doğrudur; zira güçlü görünen bir sigarillo her damak açısından uygun olmak zorunda değildir, hafif olan de her durumda yavan sayılmaz. Sonuç olarak doğru ölçü kadar uygun tat seçmek de en az onun kadar önemlidir.
Kahve notası ve örtü rengi ilişkisi
Kahve karakter sigarillo dünyasında oldukça tercih edilen bir profildir. Light roast metal kutu açık örtü sayesinde sütlü kahve ile fındık arası yumuşak bir tat verir. Dumanı ince ilerler ve kahve bitterleşmez. Koyu kahve karakterli sigarillo aynı serinin koyu versiyonudur ve koyu kavrulmuş kahve ile acı çikolata benzeri bir yoğunluk sunar. Hafif yaprak güçlü purolardan uzak durmak arzulayanlara yakışır. Maduro yaprak ise dolgun içim arayanları çeker. İki kutu da küçük boyludur ve gün boyunca yanda bulunabilir. Yaprak tonu böylece aynı serinin iki ayrı karakterini ortaya koyar. Kahve arayanlar için bu kıyas yol gösterir. Kahve bahsi açılınca yaprak rengi kadar kutudaki çubuk boyu da önem kazanır; küçük ölçü tadın yoğun durmasını mümkün kılar, uzun süreli oturum ise ayrı bir başka bir konudur. Bu küçük ayrıntıyı bilmek tercihi rahatlatır. Bu konuda altı çizilmesi gereken nokta şudur: kahve tonu notası yalnızca yapraktan gelmez, olgunlaşma dönemi ve kurutma benzeri işlemler de katkı verir, bu yüzden aynı ifadeyle tarif edilen tatlar çubuktan çubuğa farklı olabilir. Kısa bir deneme çoğu zaman hangi tarzın daha uygun olduğunu gösterir.
Honduras ve Nikaragua yaprağı farkı
Yaprağın geldiği coğrafya tadın karakterini belirler. Corrida nicaragua nasıl içilir Nikaragua yaprağın baharatlı ve toprağımsı yanını ön plana alır. Robusto ölçüsü yoğun duman ve belirgin geçişler sağlar. Karşısında no 50 puro nasıl sert bir Küba gövdesi yerine kremsi ve ölçülü bir tat sunar. Sedir ağacı, taze ekmek ve ince bir bal tatlılığı içim boyunca sabit durur. Ahşap kutu günlük içime uygundur. Bölge farkı aynı ölçüde bile çok farklı sonuçlar verebilir. Bu yüzden değerlendirmede önce köken bilgisine bakmak işe yarar. Bölge bilgisi tek başına yeterli değildir; yaprağın hangi katmanda yer aldığı ve çubuğun nasıl sarıldığı da en az o kadar etkilidir. Dolayısıyla birkaç bölgeyi kıyaslamak düşünen biri önce boyu aynı tutmalı ve ardından profili yorumlamalıdır. Sonuçta her bölgenin tütünü diğerinden daha ülkeden iyi değildir; yalnızca ayrı bir damak beklentisine hitap eder, bu çeşitlilik de puro yelpazesinin en büyük zenginliğini yaratır. Bu yüzden değerlendirme sırasında hem ölçüye ve yaprağa bakmak yerinde olur.
Geniş çaplı gövdenin içim üzerindeki rolü
Makineyle sarım, çubukların ölçüsünü yıllar boyunca aynı tutar. Quintero brevas nasıl kalın gövdesi ve bol duman veren içimiyle Havana çizgisinin dolgun yanında yer alır. Kavrulmuş yaprak, kakao kabuğu ve meşe odunu izi bırakır. Kısa boy küba purosu ise kısa boyuna rağmen dolgun bir gövde sunar, toprak ve kavrulmuş fındık ağırlığı öne çıkar. Otuz dakikayı geçmeyen oturumlara uyar. Geniş çap içimi gevşetir ama dumanı artırır. Küçük robusto boyu büyük formatlara zamanı olmayanlar için uygun bir çözümdür. İki çubuk arasındaki fark çap ve boy üzerinden görülür. Bu sarım biçiminin bir artısı paket içindeki çubukların tamamının aynı ağırlıkta ve aynı içimde olmasıdır; bu düzenlilik düzenli kullanıcı açısından kolaylıktır. Bilhassa kalabalık paketlerde her sigarillonun aynı tadı taşıması beklenen sonucu karşılar. Bunun dışında makine sarımı el yapılan işe göre çok daha öngörülebilir bir içim sunar, bu durum da ilk başlayan deneyenler açısından rahatlık sağlayıcı bir yanıdır; sürpriz keskinlik ya da gevşeklik yaşanma olasılığı azdır. Yani kutu adedi tercihini da içim düzenine bağlı olarak vermek akıllıcadır.
Orta ve ince formatlarda içim hızı
İnce ve orta çaplı çubuklarda içim hızı belirgin biçimde düşük kalır. Londres extra puro kutusu ne aşırı ince ne aşırı kalın gövdesiyle orta yolu tutar. Kuru saman, tarçın ve hafif bir acı nota verir. Yaklaşık kırk dakikalık molalara yakışır. Hafif çay notalı panetelas ise zarif panetela yapısıyla en hafif tarafta kalır, kuru çay yaprağı ve ince narenciye kabuğu tonları hissedilir. İnce çap tadı kısa çekişte yakalatır, geniş bir zaman ayırmak gerekmez. Gün içinde rahatça yer bulur. Ölçü tercihi böylece vakit düzenine göre şekillenir. Burada seçimi belirleyen temel soru vakittir: günün ne kadar süresi ayrılabiliyorsa ölçü da buna uygun olarak seçilir. Kendi ritmini tanıyan kullanıcı fazladan uzun bir para harcamaz, ince formatlar de bu tür anlarda işe yarar. Kısacası küçük ya da ortanca gövdeli ölçüler günün yoğun anlarında dahi rahatça kullanılır, geniş olanlar ise daha çok bir kendine ayrılarak dingin bir anda tercih edilir; iki tutum de doğrudur. Bu nedenle ince ölçülerin sade kullanımda öne çıktığı görülür.
Küçük paketlerde günlük içim düzeni
Az adetli kutular bir harmanı çok adetli kutuya bağlanmadan tanımaya fırsat tanır. Petit quintero 5's otuz dakikalık bir molaya yetişen küçük boyu ve hafif içimiyle öne çıkar. Kuru ot ve tuzlu toprak tadı ağır baharat beklemeyenlere uygun gelir. Tahılsı tonlu little q aroma katkısı içermeyen kompakt bir çubuktur, tadı tahılsı ve ceviz kabuğu çizgisinde ilerler. Bir vesile aramadan içilebilir. Gösterişten uzak bir tat hedefler. Böyle boyutlar düzen oluşturmak isteyenler için mantıklı örneklerdir. Saf tütün yönelimi böylece kolay bir hale bürünür. Kutu adedi sonuçta yalnızca taşıma düzeni değil, tanıma isteği da verir; küçük bir kutuda kutuda hata payı azdır ve damak tercihi zamanla şekillenir. Zamanla böyle bir yöntem lezzeti çok daha bilinçle seçmeyi mümkün kılar. Bu düşünce açısı az adetli paketlerin deneme için neden seçildiğini de açıklar: taahhüde girmeden önce profili tanımak isteyen içici açısından bu tür ölçü çoğu zaman en uygun başlangıçtır. Böylece her içicinin kendi düzenine yakışan bir seçeneği vardır.